İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Ziraat Kuleleri
İstanbul’un küresel finans merkezi vizyonunu destekleyen Ziraat Kuleleri, Ataşehir’deki İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin simge projelerinden biridir. Toplam 431.000 m² inşaat alanına sahip olan kompleks, tabanda 8 katlı bir podyum üzerinde yükselen 40 ve 46 katlı iki kuleden oluşmaktadır.
Genel Bilgiler
İç mekan hava kalitesinin iyileştirilmesi, çalışanların konforu ve sağlığı açısından LEED kriterlerinde önem verilen ana konulardandır. Buna yönelik, iç mekanlarda taze hava oranlarının artırılması ASHRAE 62.1 standardına uygun olarak belirlenmiş ve böylece çalışanların sağlıklı ve konforlu bir ortamda çalışmaları istenmiştir.
Bina tasarımında dikkat edilen konulardan bir diğeri, iç mekanlarda çalışanların günışığından optimum yararlanabileceği iç ortamların oluşturulması ve manzaraya erişimidir. Ayrıca çalışanların güneş ışığı konforsuzluğunu kontrol edebilecekleri güneş kontrol elemanları ve aydınlatma düzeylerini kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayabilecekleri aydınlatma armatür kontrollerinin sağlanması ile çalışan memnuniyeti sağlanması ön planda tutulmuştur.
İç mekanlarda kullanılan yapı kimyasallarının (boya, astar, yapıştırıcı, macun vb.) içeriğindeki VOC (uçucu organik zararlı bileşik) oranlarının uluslararası limitlere uygun olanları tercih edilmiştir.
Projede iç mekanlarda seçilen su armatürleri ve gri suyun rezevuarlarda değerlendirilmesi %45’in üzerinde verimlilik sağlanmıştır.
Bina dış cephesinde kullanılacak cephe sistemleri enerji verimliliği kriterlerine uygun seçilmiştir.
Geçiş mevsimlerinde sistemler free cooling yaparak minimum enerji tüketerek binanın konfor değerlerine ulaşmasını sağlamaktadır.
Kompleksin ofis katlarında taze hava ihtiyacı %100 taze havalı klima santralleri ile sağlanmaktadır.
Komplekste yer, alan tüm mekanik ve elektrik sistemler merkezi otomasyon üzerinden izlenebilir ve müdahale edilebilirdir. Sistemin performans değerleri sürekli olarak takip edilerek kayıt altına alınmaktadır.
Doğal kaynak kullanımını en aza indirmek amacıyla yaklaşık %40 oranında geri dönüştürülmüş içerikli ve yerel malzemeler seçilmiştir.
Projenin şantiyesinde ortaya çıkacak toplam atık miktarının yaklaşık %75’i geri dönüştürülmek ve yeniden kullanılabilmek üzere ayrıştırılmıştır.
LEED Platinum Sertifikası kriterleri doğrultusunda kulelerde yüksek performanslı cam cephe sistemleri kullanıldı, böylece ısı kaybı azaltıldı ve doğal ışık maksimum düzeyde kullanıldı.
Akıllı bina otomasyonu, iklimlendirme ve aydınlatmada enerji yönetimini optimize edecek şekilde inşaat aşamasında entegre edildi.
Yağmur suyu toplama ve yeniden kullanım altyapısı hazırlanarak araç yıkama ve peyzaj alanlarında kullanımı sağlandı
Tüm tesislerde su tüketimini azaltacak armatürler ve sistemler planlandı. Atık Gri su depolanarak klozet rezervuarlarında kullanılacak altyapı hazırlandı.
İnşaatta düşük emisyonlu, geri dönüştürülebilir malzemeler tercih edildi.
Çelik ve betonarme malzemelerde karbon salımı düşük üretim yöntemleri kullanıldı.
Hafriyat ve inşaat atıkları ayrıştırılarak sahada dolgu malzemesi olarak veya geri dönüşüm süreçlerinde değerlendirildi.
Yüksek katlı kulelerde deprem ve rüzgâr yüklerine karşı sismik dayanım artırıcı çözümler geliştirildi.
Uzun ömürlü malzemeler sayesinde bakım maliyetleri azaltıldı ve binaların sürdürülebilir ömrü uzatıldı.
Şantiye süresince gürültü, toz ve titreşim için sürekli izleme yapıldı.
Yerel tedarik ve iş gücü kullanımı önceliklendirildi, lojistik kaynaklı karbon ayak izi düşürüldü.
Cephe doğramalarında yüksek performanslı 50/32 camlar sayesinde yaz aylarında soğutma ihtiyacı minimuma indirildi. Bu cam, homojen yansıyan ve iletilen renkle yüksek derecede şeffaflık sunarken aynı zamanda güneş ısısı kazanımını en aza indirir.
Yeşil alan düzenlemeleriyle kentsel ısı adası etkisi azaltıldı.